Okul Öncesinde Yabancı Dil Öğretimi Nasıl Yapılmalı?

Okul Öncesinde Yabancı Dil Öğretimi Yaparken Nelere Dikkat Etmeli? İşte en çok merak edilen konular ve detayları...

Farbe Yayıncılık, okul öncesi dil öğrenimi konusunda Smart Cookies modelini üretti. Dil öğrenimi konusunda eğitim kurumlarına danışmanlık hizmeti veren firmada, okul öncesinde dil öğretilirken dikkat edilmesi gereken noktaları, doğal bir dil öğrenim modeli olan Smart Cookies’i tasarlayan Kathleen Shirley Glen-Wright ve öğretmen eğitimlerini gerçekleştiren Judith Sharpe ile konuştuk.

NE YAPILMALI?

Gülümsemek: Gülümsemek çok basitmiş gibi görünmesine rağmen, birçok öğretmen yoğun ve stresli günlerde bunu unutabilmektedirler. Çocuk, öğretmenin ruh halini algılayabilir. Öğretmen mutluysa çocuk da başarılıdır. Bu defalarca kanıtlanmış bir gerçektir. Okul öncesi sınıftaki küçük yaştaki öğrenciler işaret ve vücut dilini daha hızlı kavrayabilmektedir. Dolayısıyla psikolojik durumları öğrenme yeteneklerini etkilemektedir. Çocukların isimlerini bilmek, mutlu bir ses tonu ve vücut dili kullanmak ve gülümsemeyi hatırlamak öğrenmekte büyük fark yaratır.

Doğal dil kullanmak: Çocukların İngilizcede bazı kelimeleri ve dilbilgisi kurallarını bilmiyor olması, onların sınıfta öğretmen tarafından kullanmaması anlamına gelmemelidir. Tam tersi, çocuklar anlamadığı için kullanılmalıdırlar. Okul öncesindeki çocukları, doğal ortamda o dile maruz bırakmak, genel anlamı kavramalarını sağlamak gerekmektedir. Böylece bu çocuklar sadece dili edinmekle kalmaz aynı zamanda dil öğrenme becerilerini de geliştirirler.

Bol bol konuşmak: Birçok öğretmene eğitim hayatları boyunca, öğretirken çok konuşulmaması gerektiği söylenilmiştir. Öğretmenlere öğrencilerin konuşmasına fırsat vermeleri için sessiz kalmaları gerektiği sık sık hatırlatılmıştır. Bununla beraber bazı derslerde de Stephen Krashen teorileri de öğretilmiştir ki bu alanda çalışma yapanlara Stephen Krashen’ı araştırmalarını tavsiye ederim. Bu teoriler arasında öğrencilerin dili edinebilmeleri için bol bol dinlemelerine ihtiyaç duydukları da yer almaktadır. Çocuklar İngilizce konuşulan bir ülkede değilse, dili duyacakları tek yer sınıftır. Onun için öğretmenin İngilizce konuşması gerekmektedir. Smart Cookies Modelinde öğretmenlerden daha fazla konuşulması istenmektedir. Tabi ki öğretmenin konuşmaları, konuyla bir bütünlük içinde, oyunlar, öyküler, şarkılar, el becerileri ile birlikte eğlenceli bir biçimde olmalıdır.

Planlı ve düzenli olmak ve yedekte her zaman bir aktivite bulundurmak: Öğretmenler çabucak sıkılan ve dikkatleri dağılan okul öncesi öğrencileri karşısında üst yaş gruplarına nazaran daha planlı olmalıdırlar. Ders planlarken, sınıfın bir tarafından diğer tarafına yürümek ya da materyal dağıtmak gibi en küçük şeyler bile göz önünde bulundurulmalıdır. Planda her an ani bir değişiklik gerekebileceğinden öğretmenin yedeğinde mutlaka alternatif bir faaliyet bulunmalıdır.

Çok çeşitli ve renkli materyalleri kullanmak, çok çeşitli aktivite, metot ve teknik kullanmak: Çeşitlilik yaşamımızın renkleridir. Küçük çocukların mümkün olduğunca çok çeşitliliğe ihtiyacı vardır. Çok renk kullanmak, ilginç ve heyecan verici materyaller, aktiviteler ve hazır olanı değiştirmek çocuğu motive eder.

Ders başlangıç ve bitişini noktalamak: Öğrenciler dersin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini rutinlerle bilmelidir. Günlük merhaba ve hoşça kal rutinleri sadece haftanın günlerini ezberlemek için değil, aynı zamanda sınıf idaresini kolaylaştırmak ve dilin doğal bir şekilde kullanılmasını sağlamak içindir.

Sınıfın tüm olanaklarından faydalanmak: Sınıf, öğretmenin istediğinden daha küçük olabilir. İstediği bütün materyaller elinde olmayabilir. Bu imkânsızlıklar içinde bile öğrenme fırsatı yaratabilecek birçok ayrıntı bulunabilir; oyuncaklar, pencereden görünen manzara, sıralardan arta kalan boş alan, bunların hepsinden faydalanılmalıdır. Öğretmenin sınıfta kullanabileceği en küçük detay doğal öğrenme fırsatını arttıracaktır.

Çocukların faaliyetlerine katılmak ve model oluşturmak: Çocuklar bizim ne dediğimizi değil bizim ne yaptığımızı öğrenirler. Akıllı tahtanın yanında sessiz bir şekilde duran ve çocukların mutluluk içinde şarkı söylemesini bekleyen bir öğretmen, doğru mesajı veriyor olamaz. Öğretmen çocuklara örnek olmalı ve şarkıya coşkulu bir şekilde katılmalıdır. Onlara öğrenmeyi sevdiğini göstermelidir.
Çocukların kendi işlerini kendilerinin bitirmesine izin vermek: Bu yaş grubundaki öğrenciler, etkinlik esnasında dağıtır ve kirletirler, bu öğrenmeleri için gerekli bir süreçtir. Öğretmenin de bu sürece uygun davranması gerekir. Bu süreç içinde aktivitenin konusu fen ya da resim olabilir. Bazen İngilizce öğretmenleri bu etkinliği branşı dışında görebilmekte, zaman kaybı olarak düşünmekte, çocukların İngilizce öğrenmedikleri hissine kapılmaktadırlar. Unutulmamalıdır ki, okul öncesinde dersler böyle olmalıdır. Çocuğun ilköğretime hazırlanması için buna ihtiyacı vardır. Düzenli olmak ve sorumluluk duygusu gibi becerileri bu fırsatlar sayesinde edinirler. Ve bu tip etkinlikler, doğal ve kapsamlı bir dilin onlara aktarılabilmesini sağlar.

NE YAPILMAMALI?

Türkçe konuşmak: EFL (İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenmek) dünyasında yıllarca tartışılan konu; ana dili sınıfta konuşmalı mı? Konuşmamalı mı? Birçok öğretmen çocuğun anlamayacağından korkarak ana dili sınıfta kullanmıştır. Oysaki okul öncesi çocukları söylenilenin anlaşılmaması ile ilgili rahatsızlık duymazlar, öyle ki ana dillerinde de söylenilenin tamamını henüz anlamamaktadırlar. Türkçe konuşan öğretmen, öğrencisinin İngilizce konuşmasını beklememelidir. Smart Cookies Modelinde, İngilizce öğretmeni sınıfta Türkçe konuşmaz. Aksi takdirde, İngilizce öğretmeninin orada olma sebebi ortadan kalkmış olur.

Tercüme etmek: Neredeyse öğretmenlerin tümü algılamanın üretmekten daha önce geldiği konusunda hem fikirdir. Öyle ise neden her şeyi çevirmeyelim ki? Yanlış olan varsayım; eğer çevirirsek çocuk bizim ne dediğimizi anlayacaktır. Beynimizde anlamanın gerçekleştiği yer ile konuşmanın üretildiği yerler farklı merkezlerde bulunurlar. Tercüme ettiğimiz zaman öğrenen ana dilde anlar ama beyin hedef dili reddeder. Anlama, tercüme ile değil öğretim tekniklerimiz ve araçlarımızdan gelmelidir.

Çocukları sürekli masa başında tutmak: Çocuklar uzun zaman masa başında oturmak için programlanmamışlardır. Eğer çocuklar ödül ve ceza içeren bir disiplin içinde bunu yapmaya eğitilirlerse öğretmenler, sıkılmış ve mutsuz beyinlerle yüz yüze gelirler. Sıkılmış ve mutsuz çocuklar iyi öğrenemezler. Sınıfta ve dışarıda kullanılabilecek alanlardan faydalanarak hareket alanı için mümkün olduğunca yer açmalıdır.

Psikomotor gelişimlerine uygun olmayan faaliyet yaptırmak: İngilizce Öğretmenleri olarak, gelişim psikolojisi ile ilgili bilgilendirilmişizdir. Kendi çocuklarımızın ne yapması ya da ne yapmaması gerektiğini biliriz, fakat sınıfa girdiğimizde bazen bunları unutabiliriz. Ana ders kitabında bulacağımız faaliyetler çocuklara uygun olmayabilir. Eğer bu aktiviteler çok zorsa ya da daha basitse, çocuklar çok çabuk sıkılabilir. Eğer İngilizce dersimizin güzel bir biçimde işlenmesini istiyorsak, çocukların psikomotor gelişimlerini biliyor ve anlıyor olmamız gerekmektedir.

Hemen konuşmalarını beklemek: Hazır olmadan İngilizce konuşmaya zorlanılan çocuklar fazla geçmeden tamamen susarlar. Okul öncesi uzun bir eğitim yolculuğunun başıdır. Bu yaş çocuklarının konuşması için daha çok zamanı olacaktır. Girdiler (input) sağlamaya çalışmalı ve kendi hızlarında konuşmalarına fırsat tanımalıdır.

Sınıf yönetimi konusunda çelişkili mesaj vermek: İçinde ne olup bittiği konusunda kimsenin bilgi sahibi olmadığı kaotik bir sınıf, öğrenmenin gerçekleşebileceği bir yer olamaz. Öğretmenler talimatları ve beklentileri ile ilgili net ve tutarlı olmalıdır. Öğretmen her gün tavır değiştiriyorsa, yani bir gün yumuşak diğer gün katı, (örneğin bir gün temizlik bekliyor, diğer gün beklemiyor) verdiği mesajlar yerine ulaşmaz. Çocuklar onlardan ne beklediğimizi bilemezse ya da öğretmenin belli şeylere nasıl tepki vereceğini bilemezse yönlerini kaybederler ve öğretmen de sınıf kontrolünü kaybeder.

Dil bilgisi kurallarına uygun cümle kurmalarını beklemek: Çocuklar gramer yapılarını anlamazlar, bunu anlamalarını beklemek de haksızlık olur. Yaygın hata; çocuktan gramer yapısı doğru olan cümleler beklemek ama anlamını önemsememektir. Başka bir deyişle iletişim önemli değildir. Bu yöntemlerle yetişmiş çocuklar, hata yapmaktan korktuğu için zamanla konuşamayacak hale gelirler. Bu sebepten dolayı, çevremizde sıkça gördüğümüz İngilizce’yi anlayan ama konuşamayan bireylere yenileri katılır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar